Şaban Ayı ve Berat Kandilinin Fazileti

Berat kelimesi “el-berae” kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak, kişinin bir yükümlülükten kurtulması demektir. Müslümanların bu gece Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yüklerinden kurtuluşa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denilmiştir. Bu gecenin dört adı vardır. “Mübarek Gece”,“Berae Gecesi”, “Sakk Gecesi” (Belge ve senet), ve “Rahmet Gecesi”.

Berat Gecesi, Müslümanlarca kutsal sayılmış, bu gecenin diğer gecelerden farklı bir şekilde ibadetle geçirilmesi adet halini almıştır. (İslam Ansiklopedisi, 5.cilt 475)

Kur’an-i Kerim’in Duhan suresinde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Ha Mim. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir…”(Duhan su. 1-3)

Bu ayet-i kerimede geçen “mübarek bir gece” nin Kadir gecesi olduğunu söyleyen müfessirler çoğunlukta ise de, Müfessir sahabelerden İkrime el-Berberi (ra) başta olmak üzere bir grup alimler de, bu gecenin Berat gecesi olduğunu söylemişlerdir.(Taberi.xxv.108-109). Bir başka görüş ise, bütün hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Berat Gecesinde başlanmakta ve bu işlemin Kadir gecesinde sona ereceğidir.

İbni Abbas (ra) dan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin ayırt edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir: “Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. Rızıkla alakalı defterler Mikail (as) a verilir. Savaşlarla ilgili defterler Cebrail (as) a verilir, Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil (as) a verilir. Ölüm ve musibetlerle ilgili defterler de Azrail (as) a teslim edilir. Fahrettin Razi’ nın açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir.”(Hülasetü’l-Beyan. 13.5251)

Berat Gecesi, Kur’an-ı Kerimin tamamı Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise peygamberimize ilk kez parça parça indirilmeğe başlanmıştır. Buna da tenzil denir.(Bak. Elmalılı, V,4293-4295)

Şaban ayında oruç tutmak.

Üç aylar diye bilinen Recep Şaban ve Ramazan aylarının dinimizde ayrı bir değeri ve önemi vardır. Bu aylar içerisinde dört adet Kandil gecesi bulunmaktadır. Bu da bize bu ayların önemi anlatmaktadır. Bu ayların ikincisi mübarek Şaban ayıdır.

Peygamber (sav) Efendimiz, “Şaban benim ayımdır.”  Ayrıca  “Şaban günahları temizleyendir” buyurarak Şaban ayının kadrini yüceltirdi.   (Keşfu’l-Hafa,2 / 9.)

Receb ayı geldiği zaman da “Allahım! Receb ve Şaban (ayını) bize mübarek ve bereketli kıl” buyururdu.  (Müsned,1 / 259)

Böylece dua ve niyazlarında bu ayların kutsiyetini dile getirmişlerdir

 Peygamberimizin Şaban ayına gösterdiği bu hürmetin bir sebebi de devamında gelecek olan Kur’ân ayı olan Ramazan’dan dolayı idi.

Hz. Enes’in rivayetine göre, Peygamberimizden sual ederler:            

Ya Resulallah, Ramazan’dan başka en faziletli oruç ayı hangi aydadır? Bu soruya

Peygamberimiz (sav),:

Ramazan’ıtazim için (Ramazan hürmetine) Şâban’ da tutulan oruçtur” cevabını verirler. (Tirmizi, Zekat.28.

Zeyd oğlu Üsame (ra), şöyle anlatıyor:   “Yâ Resulallah! Sizin Şaban ayında tuttuğunuz kadar hiçbir ayda oruç tuttuğunuzu göremiyorum” dediğimde, Peygamber (sav) şöyle buyururlar:

Bu Receb ve Ramazan ayları arasında öyle faziletli bir aydır ki, insanların çoğu bundan gafildir. Bu öyle bir aydır ki, ameller, Âlemlerin Rabbine bu ayda yükseltilir. BU nedenle Ben de oruçlu iken amellerimin yükseltilmesini severim.”  (Nesai, Savm, 70.)

Hz. Aişe (ra) Validemiz, Peygamber (sav) Efendimizin Şaban ayındaki orucunu şöyle anlatıyor:

“ Resulullah (sav) öyle oruç tutuyordu ki, hatta biz, orucu hiç bırakmayacak diyorduk. Bazen de uzun süre oruç tutmayı bırakıyordu ki, biz bu ay hiç oruç tutmayacak diyorduk. Resulullah (sav) ın Ramazan ayından başka bir ayı tamamen oruç tuttuğunu görmedim. Şaban ayından daha fazla oruç tuttuğunu da görmedim”   (Buhari, Savm,51.)

Hz. Âişe başka bir rivayetinde ise bu konuda şunları söyler:

Resulullah (sav)  senenin hiçbir ayında Şaban ayındakinden fazla oruç tutmaz ve şöyle buyururdu:

“Amellerden gücünüzün yettiği kadar amel yapın. Çünkü siz bıkmadıkça, usanmadıkça Allah da size asla bıkmış muamelesi yapmaz. Allah yanında amelin en makbulü, kişinin az da olsa devam üzere işlediği ameldir.” (Müslim, Siyam, 177.)

Yine Hz. Âişe (ra) dan başka bir rivayetinde de, “O (Resul-i Ekrem) Şaban ayının tamamını oruçla geçirerek nihayet Şaban’ı Ramazan’la birleştirirdi”   (İbn Mace, Savm,4)   diyerek Peygamberimizin bu ayda daha çok oruç tuttuğunu ifade etmektedir.

Muaz b. Cebel (ra) Peygamber (sav) Efendimizden şöyle rivayet etmiştir:

“Allah Teâlâ Şaban ayının on beşinci gecesi bütün yarattıklarına muttali olup, Onların hepsini bağışlar. Ancak müşrik ve münafık olan kulları bağışlamaz.”Tergib ve Terhib 2/ 471.

Berat gecesinin birçok özelliği vardır.

1) Bu gecede önemli, hikmetli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.

2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından yeryüzüne melekler gönderilir.

3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir. Allah’ın rahmetinin coştuğu gecedir.

4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.

5)Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın on üçüncü günü, üçte biri Şaban'ın on dördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın on beşinci günü, yani bu gece verilmiştir.

6) Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan Mekke’deki Kâbe istikametine çevrilmesi de Berat gecesinde gerçekleştiği bir kısım âlimler tarafından kabul edilmektedir.

Berat Gecesi ile ilgili hadis-i Şerifler:

Hz. Âişe (ra) den, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu gece ile ilgili şöyle buyurmuştur:

“Cebrail (as) bana gelip şöyle dedi:"Bu gece Şaban'ın on beşinci gecesidir. Allah Teâlâ bu gece cehennemden Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları Cehennem'den azat eder. Ancak bu gecede Allah şu kimselere rahmet nazarıyla bakmaz. Kendisine şirk koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asi olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. " (Beyhaki,et-Tergîb ve't-Terhib, II 471, V.162  ). (Tirmizi, Savm,39; İbn Mace. İkame,191).

Yine Hz. Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

“Resulüllah (sav) geceleyin kalkıp namaza durdu. Secdeyi o kadar çok uzattı ki, ruhunu teslim ettiğini zannettim. Onu böyle hareketsiz görünce kalkıpbaşparmağını hareket ettirdim, hareket edince yerime geri döndüm ve secdesinde şöyle dua ettiğini işittim:

"Azabından affına sığınırım, gazabından rızana sığınır, senden yine sana sığınır (iltica ederim). Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen kendini senâ ettiğin gibi yücesin.".(Müslim. Salat. 2229).

Başını secdeden kaldırıp namazdan ayrılınca:

-Ey Aişe (Hümeyra) !  Resulullah (sav) in senin hakkını yerine getirmediğini mi zannettin? Buyurdu. Ben:

-Hayır, vallahi Ya Resulellah! Secdeyi uzatmandan dolayı ruhunun kabzedildiğini zannettim”  dedim. Bunun üzerine Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

-Bu gece hangi gecedir biliyor musun?.  Ben:

-Allah ve Resulü daha iyi bilir” deyince, Peygamber (sav):

-Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir. Allah (cc), Şaban’ ın on beşinci gecesinde kullarının haline muttali olur, bağışlanma dileyenleri bağışlar, yardım dileyenlere yardım eder, kin tutan kimseleri bu hallerinden vazgeçene kadar, mağfiretinden mahrum bırakır.”(Beyhaki, et-Tergîb ve't-Terhib, II,472.473)

Hz. Ali (ra) dan, Peygamber  (sav)  şöyle buyurduğunu rivayet etti.

"Şaban ayının yarısı on beşinci gecesi olunca, o geceyi ibadetle, gündüzünü oruçla geçiriniz.  Çünkü Cenâb-ı Allah’ın rahmeti o gece güneşin batmasıyla dünya semasına tecelli eder ve şöyle nida eder: “Bağışlanmak, af dileyen yok mu? Onu affedeyim, günahlarını bağışlayayım.  Rızık isteyen yok mu? Ona rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu? Ona şifâ vereyim. Bir derde müptela olan yok mu? Derdine deva vereyim”. Bu hal güneş doğuncaya kadar devam eder.”İbn Mace.İkame.191.et-Tergîb ve't-Terhib, II,473).

"Allah Teâlâ Şaban'ın on beşinci geresi (Berâet gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar."(İbn Mace, İkametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38).

 “Şu beş gecede yapılan dualar kabul edilir, geri çevrilmez. Regaip Gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesi, Cuma geceleri, Ramazan Bayramı gecesi ve Kurban Bayramı gecesi(İbn-i Asâkir; Muhtar’ul- Ehadis. H.568).

Zeyd oğlu Üsame (ra) dan: “ Ya Resulellah! Sizin Şaban ayında tuttuğunuz oruç kadarhiçbir ayda oruç tuttuğunuzu görmüyorum” dediğimde şöyle buyurdular:

“-Bu ay, Recep ile Ramazan arasında öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, Âlemlerin Rabbine yükseltilir. Bu nedenle ben de amelimin oruçlu iken Allah’a yükseltilmesini istiyorum”.(Nesai.Savm.70. et-Tergîb ve't-Terhib, II, 467)

Berat Gecesi Duası:

“Allah’ım! Şayet ismimi saidler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan, oradan sil Ya Rabbi! Çünkü Sen buyuruyorsun ki¸“Dilediğini siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz O’nun katındadır” (Ra’d su. Ayet 39)

Ya Rabbi! Azabından affına sığınırım, gazabından rızana sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Sana gereği gibi hamd ü sena edemem. Ben seni senin kendini övdüğün gibi övemem.”Tergib ve Terhib. 2/ 473..(Müslim. Salat. 2229).

Kaynakların belirttiğine göre Berat Gecesine ait özel bir namaz yoktur. İmam-i Gazali, bu gece her rek’atında Fatiha’dan sonra on ihlâs okunmak suretiyle kılınacak yüz rek’at veya Fatiha’dan sonra yüz ihlâs okunan on rek’at namaz kılmanın çok sevap olduğuna dair bir rivayet nakletmişse de (İhya, 1.203),  Zeynuddin el- Iraki ve Nevevi gibi âlimler bunun aslının olmadığını ve bid’at olduğunu kaydetmişlerdir. (El-Mecmu’,1V.56)

lll. yüzyılda yaşayan Fakihi, Mekke’de Berat Gecesinin kutlanması ile ilgili bilgi vermektedir. Mekke halkı Mescid-i Haram’da namaz kılmak, Kâbe’yi tavaf etmek ve Kur’an okumak suretiyle Berat Gecesini ihya ederlerdi. (Ahbaru Mekke,lll.84) Fakihi den üç asır sonra Mekke’yi ziyaret eden İbn Cübeyr de benzer bilgiler vermektedir. (er.Rihle.119-120).

 Berat Gecesinde halka tatlı dağıtma geleneğini ilk başlatan kişi ise Selçuklu Veziri Fahrülmülk olduğunu İbn Kesir eserinde belirtmektedir. (İbn Kesir.Xll.7)

Ayrıca Berat Gecesinin fazileti ve ihyası ile ilgili müstakil risaleler yazılmıştır.

Bu idrak ve şuur içerisinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin bütün İslam âlemi ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz eder, tüm Müslüman kardeşlerimin Berat Kandilini tebrik ederim.

Sonsuz selam ve dua ile..

Kemalettin AKSOY

Bayburt İl Müftüsü

 
 
 

Yazdır e-Posta

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile