Bütün okurlarımızı sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Evliliklerinin sarsılmadan mutlu ve huzurlu bir şekilde yürümesini temenni ediyorum. Daha önceki yazımızda gerek kadın için gerek erkek için evlilik yaşının 18 olduğunu, anne ve babanın izniyle evlenme yaşının 17 olduğunu, 16 yaşını tamamladığında da mahkemenin vereceği izinle evliliğin yapılabileceğini yazmıştık. Mahkeme izin vermeden evlilik yapıldığı takdirde böyle bir evliliğin geçersiz kabul edildiğini ve aynı zamanda suç işlenmiş olduğunu lütfen unutmayınız. Evlenmek çok sıkı şekil şartlarına bağlanmış bir töreni içermektedir. Bu törenin mutlaka resmi olarak kayıt altına alınması ve belgelendirilmesi gerekir. Bugün nikâh kıymaya resmi memurlar yetkilidir. Belediye bulunan yerlerde nikâh akdini belediye başkanı veya onun bu işle görevlendirdiği vekili tarafından kıyılmaktadır. Köylerde evlenme isteği köy ihtiyar heyetine bildirilmekte ve nikâh muhtar tarafından kıyılmaktadır. Bunun içindir ki; evlenme töreninin mutlaka resmi bir memurun önünde gerçekleştirilmesi ve kayıt altına alınması gerekir. Yine evlenecek kadın ve erkeğin memurun önünde hazır bulunması ve her ikisinin de sözlü olarak kendilerinin evlenme yönündeki isteklerini beyan etmesi ve aynı zamanda bu törene iki tanığın şahit olarak katılması gerekir. Burada asıl olan yani geçerli olan resmi nikâhtır. Burada aile birliğinin kurulması için önemli bir adım atılmaktadır. Dolayısıyla bu işin sağlam bir temele dayandırılması ve her iki tarafın da zarara uğratılmaması gerekmektedir. Bu nedenle kıyılacak nikâhın bağlayıcı bir nitelikte olması, resmiyet kazanması arzu edilmektedir. Zira dini hassasiyetlerin zayıfladığı günümüz toplumlarında, zaman zaman verilen sözler tutulmamakta, iyi niyetler ve düşünceler istismar edilmektedir. Bu da insanlar arasında istenmeyen huzursuzluklara, karışıklıklara ve düşmanlıklara sebep olmaktadır. Yeni Medeni Kanunumuz evlilik akdini güvence altına alabilmek için resmi nikâh kıyılmadan dini veya imam nikâhı kıyılmasını yasaklamıştır. Bu çok önemli bir düzenlemedir. Dini nikâh ancak resmi nikâh yapıldıktan sonra yapılabilir. Resmi nikâh yapmadan sadece dini nikâh yapmak veya resmi nikâhtan önce dini nikâh yapmak suçtur. Resmi nikâhın kıyıldığını gösteren resmi belgeleri görmeden veya incelemeden nikâh kıyanlar da kıydıranlar da cezalandırılmaktadır. Zaman zaman bunun yansımaları olmuş ve çok ciddi müeyyideler ve yaptırımlar getirilmiştir. Bu ceza da bazen hapis cezasına kadar çıkmaktadır. Bu ne demektir?
Resmi nikâh akdi yapılmadan dini veya imam nikâhı yapanlar veya yaptıranlar 3 aydan 6 aya kadar çıkan hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Bu nikâhı kıyan imamlar açısından da ceza getirilmiştir. Bunun mahkemelerde örnekleri, uygulamaları vardır. Resmi nikâh yapmadan dini veya imam nikâhı yaptığınız çiftler evliliğin sefasını sürerken sizler parmaklıklar arkasında bunun cezasını ve cefasını çekmeyin. Bu yaptığınızın evlenme değil sadece ve sadece dini bir merasimdir. Dini nikâhın veya imam nikâhının hiçbir geçerliliği yoktur. Bu şekilde evlendiğini zanneden çiftler aslında evlenmemiş kabul edilmektedir. Bunlar, aralarında resmi hiç bir bağ olmaksızın yaşayan kişilerdir. Bu tamamen birlikte yaşama örneği kabul edilmektedir. Bunun en önemli yansımasını şöyle görmekteyiz. 1. İmam nikâhı kadına ve erkeğe yasalar karşısında her hangi bir hak tanımaz. Yani kadın ve erkek birbirinden hiçbir hak talep edemezler. 2. Öldükleri takdirde taraflardan hiçbiri miras haklarını elde edemezler. Mirasta pay sahibi olamazlar. Kadın eşinden ayrıldığı takdirde nafaka dahi talep edemez. 3. Bu birliktelikten doğan çocuklar da evlilik dışı doğmuş kabul edilmektedir. Bunun için çocuğun ana ile arasındaki nesep bağı doğumla kurulur. Çünkü analık karinesi kesin bir karinedir. Doğumla, çocuk ile anne arasında bir bağ kurulur. Ama baba arasında bağ kurulması için evlilik birliğinin bulunması zorunludur. Dolayısıyla bu tür birlikteliklerden doğan çocukların baba ile hiçbir bağı yoktur. Hiçbir hakları da yoktur. Resmi nikâhın olması zorunludur. Çocukla baba arasında bağın kurulabilmesi iki yolla mümkündür. Ya baba tek taraflı bir irade beyanıyla nüfus müdürlüğünde yapacağı irade beyanıyla çocuğu tanıyacaktır. Ya da kadın veya çocuk babaya karşı babalık davası açacaktır. Bu davanın kanıtlanması da zordur. Uzun bir süreç gerektirmektedir. Yazımı bitirmeden önce nikâh akdinin gerçekleşmesi için evlenecek kimselerin veya vekillerinin onayının alınması gerekir. En az iki kişinin bu nikâha şahit olması gerekir. Yapılacak nikâh merasiminin aleni (açık) olması gerekir. Nikâhın muvakkat (belirli bir süre için) olmaması gerekir. Bu temel şartlar yerine getirildikten sonra ister resmi olsun ister dini olsun, nikâh akdi geçerlidir. Ancak nikâhın resmiyet kazanması ve evliliğin yüklediği hak ve sorumlulukların güvence altına alınabilmesi için nikâh yapacak insanların evliliklerini yaşadığı ülkedeki mevzuata uygun olarak yapılması gerekir. Yukarıdaki şartlara uyulduktan sonra nikah nerede ve kim tarafından kıyılırsa kıyılsın geçerlidir. Kimsenin bu konuda herhangi bir şüphesi olmasın. Kolaylıklar ve esenlikler dilerim. Kalın sağlıcakla... »
Yorum yok
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
|