www.dualarimiz.com - BAKMAK VE GÖRMEK
Perşembe, 29 Temmuz 2010
www.dualarimiz.com Advertisement
ANASAYFA
Din Görevlileri İçin Dualar
Cenaze Duaları
Çeşitli Dualar
Günlük Dualar
Müezzinlik Duaları
Peygamber Duaları
Mübarek vakitler
Elmalı Tefsiri
Elmalı Meali
HAC
NAMAZLAR
İletişim
Arama
Linkler
FORUM
SAĞLIK
Ziyaretçi Defteri
PROGRAM İNDİR
E-KUR'AN
KUR'AN DİNLE
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunları Biliyormusunuz
Diyanet Vakfı
Memurlar Net
Kurul Kararları
Namaz Vakitleri
E-Devlet
Web Mail
Site Haritası
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Kimler Var
0 üye ve 103 Misafir
Nobody
Bir Hadis
www.dualarimiz.com www.dualarimiz.com - BAKMAK VE GÖRMEK
ZİYARETÇİ KONTORU
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün904
mod_vvisit_counterDün1216
mod_vvisit_counterBu Hafta7689
mod_vvisit_counterBu Ay10141
mod_vvisit_counterToplam605565
BAKMAK VE GÖRMEK Yazdır E-posta
   Bakmakla görmek arasında elbette fark vardır. Bir resme, bir manzaraya, bir kişiye,
bir yılbaşı gecesine herkes bakar ama herkesin gördüğü, anladığı, algıladığı şey
farklıdır çoğu zaman& Zaten bakmak demek; bakışları o yöne, o istikamete, doğru
çevirmektir yalnızca. Ama görmek demek; o bakılan şeyde, olayda, nesnede olanları
algılamak, göz yardımıyla seçmek demektir. 
   Bir resme, bir fotoğrafa, bir gazeteye, bir filme, bir reklama hepimiz bakarız.
Hepimiz aynı şeye bakarız ama hepimiz aynı şeyi görmeyiz. Farklı farklı noktalar,
alanlar, nesneler ilgimizi çeker. Yalnızca ilgimizi, dikkatimizi çekenleri görürüz.
Hatta aynı şeye birkaç kez baktığımızda ilk seferde görmediklerimizi, dikkatimizi
çekmeyenleri daha sonraki bakışlarımızda görürüz. Görmek kişinin seçiciliğiyle,
algılama gücüyle, eğitimiyle, duygularıyla, bilgi ve zekâsıyla da ilgili  olduğunu
düşünüyorum. Olayları, nesneleri, gördüklerimizi, bakarak incelemek önemlidir.
   Mesela: Vücudumuzdaki kaşınan yerleri, parmaklarımız gözlerimizden daha iyi görür.
Zaman zaman ensemiz, boynumuz, sırtımız kaşınır. Siz ensenizi, boynunuzu, sırtınızı
göremezsiniz ama parmaklarınız onu gözlerinizden daha iyi görür. Yani demek
istediğim şudur ki; her şeyi gözümüz görmeyebiliyor. İranlı şair Şadi Şirazi:
Önündeki kandili bile göremeyen kör, kandille neyi göreceksin der. Bakmak
başkadır, görmek başkadır. Hayata, olaylara, ekranlara, dizilere, filmlere görerek,
algılayarak bakabilenlere ne mutlu. Onlar her şeyin farkında olanlardır.
 
   Görmek çok önemli dedik. Mesela: Doğru ve düzgün bir kürek suda eğri görünür. Önemli
olan küreğin suda eğri görünmesi değildir. Önemli olan senin ona nasıl baktığındır.
Yanlışlığın, yamukluğun farkında olmaktır. 
   Her yılbaşında yaşanan rezillikler, maalesef bu sene de tekrarlandı. Alkol alan
insanlar yine iş başındaydılar. Kendini bilmez kalabalıklar naralar atarak,
bağırarak, gözlerine kestirdikleri bayanların etrafını çevirerek kuşattıklarını,
taciz ettiklerini bütün Türkiye seyretti. Türkiyenin değişmeyen manzarası bu
olmamalıydı. Bütün güvenlik önlemlerine rağmen kadınlara ve genç kızlara tacizde
bulunan birçok insan gözaltına alındığını gördük. Bunlar bilinenler ve objektiflere
yansıyanlar. Ya bilinmeyenler& Alkollü sürücülere, alkol alarak sağa sola ateş
ederek zarar veren şehir magandalarına ne demeli. İçerek sızıp kalan gençlere, açık
alanlarda içki şişeleri ile dolaşanlara, kapalı mekânlarında sabahlara kadar içki
içip eğlendiğini zannedenlere ne demeli. Bu davranışlar ve hareketler bir milletin
kendi kültüründen, inancından, maneviyatından, tarihinden& koptuğunun resmidir. Türk
milletinin gençleri böyle bunalımlara ve yozlaşmalara düşmemeliydi.
   Eğlenmek kendine ve bir başkasına zarar vermek değildir. Meşru ölçüler içerisinde,
harama bulaşmadan, günaha düşmeden, insanların doğumları, başarıları, yeni yıla
girmeleri, mezuniyetleri, ev ve araba sahibi olmaları elbette çeşitli etkinliklerle
kutlanabilir. Bunun bir sakıncası da yok.  Ama bizim memleketimizde ve Avrupanın
birçok yerinde icra edilen yılbaşı kutlamaları eğlenmek, içki içmek, piyango bileti
almak, sokaklarda nara atmak, insanları taciz etmek& şeklinde algılanıyor ve
uygulanıyor.
   Geçenlerde Emre arkadaşım  bir e-mail gönderdi. Onu sizinle paylaşmak isterim. Bakıp
ta göremeyenlere ilan olunur. Emre arkadaşım e-mailin başlığını da şöyle atmış:
  Al-ver ekonomiye can ver.
   Bu bir Tekirdağ Rakısıdır. Bu rakıyı içersen; tekel fabrikası kazanır, tekel
bayileri kazanır, meyhaneler kazanır, peynirciler kazanır, mezeciler kazanır,
balıkçılar kazanır, anason üreticisi çiftçiler kazanır, şişe üreticisi kazanır,
nakliyeci kazanır, taksiciler kazanır.
   Bu Tekirdağ rakısını içtikten sonra kaza yaparsan; kaportacı kazanır, tamirci
kazanır, hastaneler kazanır, doktorlar kazanır.
   Kaza yapıp şayet ölürsen; mezarcılar kazanır, tabutçular kazanır, imamlar kazanır,
çiçekçiler kazanır, lokmacılar kazanır, pilavcılar kazanır, mevlitçiler kazanır.
Velhasıl tüm Türkiye kazanır. Bir tek sen kaybedersin. Böylece ekonomik krizin
etkileri yok olur gider. Memlekette de işsizlik sorunu böylece bitmiş olur.
Yaşam bir birey taşıdır. Benliğinizi oluşturan maddenin türüne göre sizi ya eskitir
veya cilalar.
   Mesele uzun yaşamak değil, doğru yaşamak için çaba göstermektir.
2010 doğru ve güzel yaşamları beraberinde getirsin. Görüşmek üzere...
» Yorum yok
Şu anda hiç yorum yok.
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir
Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
 
< Önceki   Sonraki >